![]() |
![]() |
|
Mitolojik ?k?er' de Karaburun... Mimas... Bug?
Karaburun Yarımadası olarak adlandırdığımız
y?e, antik ?ğdan başlayarak bir?k efsane, mitolojik
hikaye ve s?lencede yer alır. “MİMAS?eski Yunan ve Roma
tarihinde Karaburun Yarımadası ile Yarımadada bulunan Bozdağ i?n kullanılan isimdi. Karaburun Yarımadası
“Mimas?adını eski Yunan mitolojisinden almaktadır. Yery??Tanrıcası GAİA, Titanlar ve bir?k başka ?cukları
dışında, sayıları y? civarında olduğu
s?lenen GİGANT’lar , yani DEVLER’i de d?yaya getirmişti.
Gigant’lar Gaia ile annesini sayısız gebeliklerinden
kurtarmak isteyen oğlu Chronos tarafından hadım yapılan ?an?’ün
yarasından toprağa akan kandan doğmuşlardı. En
tanınmış Gigant’lar Porphyrion, Alcyoneus, Enceladus, Ephialtes,
Eurytus, Clytius, Polybotes, Pallas, Hippolytus, Gration, Agrius, Thoas
ve Mimas?tır. Gigant’lar doğa ?t?
korkun?g???l?yaratıklardı. İnsan g???de
olmalarına rağmen, v?udları pulluydu ve kertenkele
kuyruğuna benzeyen bir kuyrukları vardı. Sa?arı dağınık
ve sakalları uzundu. Kocaman kıllı ellerinde parlayan mızrakları
tutuyorlardı. Gigant’lar olağan ?t?kuvvetliydiler.
Kocaman kaya par?larını dağlardan koparıp uzun
mesafelere atabiliyorlardı. Anne
ve Babalarının tanrı olmalarına karşın,
kendileri bir tanrı ve bir ??l?tarafından aynı
zamanda vurulduklarında ?d?ebiliyorlardı. Bazı
Gigant’lar ise ancak kendi doğdukları topraklardan başka
bir yerde ?d?ebiliyordu. Olimpos
Tanrıları, Gigant’ları ziyaret etmekten ve onların
d?enledikleri ve kurban sundukları ziyafetlerden ?k hoşlanıyorlardı.
O zamanlarda yine Toprak
Ana Gaia’nın ?cukları olan Titanlar, Zeus ve diğer
Olimpos Tanrılarıyla yapmış oldukları ve 10 yıl
s?en bir savaşı kaybetmişlerdi. Zeus b?? Titanları
bir daha asla yery??de g?memek i?n d?yanın ?k
derinlerinde bulunan Tartarus zindanlarına atmıştı.
Aynı zamanda Zeus’un Babaannesi olan
Gaia, torununun ?cuklarına yaptıklarına kızarak,
Gigant’ları Zeus’e karşı kışkırtmaya
başladı.
İris... İris, kanatlı g?kuşağı ve aynı
zamanda Olimpus Tanrılarının habercisi olan bir Tanrı?ydı.
Baştanrı Zeus’un karısı olan Hera kocasının
?pkınlıklarına kızıp, onun başka tanrı?lar
veya g?el ??l?kızlarla yapmış olduğu ka?maklarını,
g?lerin en doruk noktalarından kontrol etmeye ?lışıyordu.
Fakat her yere yetişemediği i?n bazen Tanrı? İris’in
yardımına başvurmak zorunda kalıyordu. G?? birinde Baştanrı? Hera, kocası
Zeus’un, evlenmeden sevdiği
Tanrı? Leto’yu hamile bıraktığını ?#287;renir.
Buna ?k ?kelenen Hera, Apollo ile Artemis adındaki ikiz ?cuklarını
doğurmak ?ere olan zavallı Leto’yu bir yerden bir yere
kovdurtur. Leto’nun gittiği yerleri izleyebilmek i?n Tanrı?
İris’i Mimas Dağının tepesine oturtur çünk? oradan b?? adaları g?mek ?k kolaydır. B?lece Leto
Mimas dağın eteğine vardığında, İris
haberi hemen Hera’ya ulaştırır ve Hera Leto’yu da Mimas?/b>
tan kovdurtur. Leto en sonunda Delos adasında uzun s?en doğum
sancıları ?ktikten sonra ikizleri Apollo ile Artemis’i d?yaya
getirir.
(Bu
mitoloji hikayede g?d?#287;?? gibi, Mimas Dağın tepesi
Olimpus Tanrıları i?n bir nevi g?etleme yeriydi. İlgin? olan tarafı ise eski Mimas ve bug?k?adıyla Bozdağ
tepesinde bug? de, ama bu sefer modern cihazlarla donatılmış
g?etleme ve radar tesislerinin bulunduğudur...) Karaburun Yarımadasının g?ey batısında, yazın kuruyan ve yağışlarla yeniden oluşan İris G??/b> diye adlandırılan küç? bir g? vardır. Acaba bu g?? adının bu mitolojik hikayeden kaynaklanmış olabileceği varsayılabilir mi?...
Narcissus... Karaburun denince insanların aklına hemen, yarımadada kışın yetişen,
olağan ?t?g?el kokusuyla, sarı-beyaz narin Nergis
??ği gelir. Nergis ??kleri aralık ve ocak aylarında
k?l?er tarafından bah?lerden tek tek toplanıp, b??
şehirlerde satılır ve evlerde g?el kokularıyla
baharın yakın olduğunu hatırlatan bir hava yaratırlar...
Nergis ??klerine adını veren gen?ve g?el
delikanlı Narkisos’un (lat. Narcissus) mitolojik efsanesi kimi yazarlara g?e Mimas Dağı’nın
eteklerinde ge?iştir....Narkisos, Irmaklar Tanrısı
Cephissus ile Peri Liriope’nin oğlu olarak d?yaya gelmişti.
K?in Tiresias, Narkisos?un annesi ve babasına “Narkisos’un
kendini hi?ir zaman g?memesi şartıyla, ?k uzun bir hayat
yaşayacağını?/i> s?leyen bir kehanette
bulunmuştu. Narkisos delikanlı olduğunda, g?elliğiyle
b?? perilerin ve gen?kızların kalbini fethediyordu.
Fakat Narkisos hi?irine bakmıyor ve Mimas Dağı’nın
eteklerinde avlanarak, tatlı ve sorumsuz bir hayat s?d??ordu.
Ne var ki perilerden bir tanesi, Echo, Narkisos’a aşık
olmuştu ve Narkisos’a yaklaşmaya ?lışmıştı.
Narkisos ise Echo’yu da diğer periler ve ??l?kızlar
gibi umursamamıştı. Echo ise bu karşılıksız
aşkın acısıyla yavaş yavaş s??, sesi
zor duyulan bir fısıltıya d??#351;m?#351;t? Tanrı?
Nemesis zavallı Echo’nun bu halini g??ce Narkisos’u
cezalandırmaya karar vermişti. Ve bir g? Narkisos yine avlanırken
su i?ek i?n bir pınarın ?t?e eğilerek, kendini g?d?#287;?de,
sudaki ve başkasına ait olduğu sandığı
resme delice aşık oldu. Narkisos bir t?l?erişemediği o g?eller g?eli delikanlıya erişebilmek i?n her g? o pınara gider oldu. Haftalar, aylar ge?i ve Narkisos’un o me?ul ve bir t?l?bulamadığı oğlana olan aşkı gittik? b??? Sonunda Narkisos onu bir alev gibi yok eden bu aşkı y??den yemekten i?ek kesilirek, pınarın başında sessizce ?d? Ve o g?, o pınarın kenarında ?#305;kmaya başlayarak, Narkisos’u hatırlatan mis kokulu nergis ??kleri b?? Yarımadayı kapladı...
|
[Ana Sayfa] [Alışveriş] [Takvim] [FAQ] [Bilgi] [Aktif Azimut] [Aktiviteler] [Karaburun] [Referanslar] [Linkler]